in SİNEMA

The Abyss | Denizin En Derin Yeri

“…when you look long into an abyss /
the abyss also looks into you…

Merakla baktığında, uzun uzun dipsiz bir derinliğin içine /
Merakla baktığını görürsün o derinliğin de senin içliğine…
Friedrich Nietzsche “

THE ABYSS – SPECIAL EDITION
“Bir James Cameron Filmi

Bu filmin tek bahtsız yanı çekildiği yıl (1989) desem yeridir. Zamanının çok çok ilerisinde, bilgisayar dünyasında devrim yapan efektleri, sağlam kurgusu, kaliteli oyuncuları ve dünyanın en büyük yönetmenlerinden James Cameron’u her karesinde güçle hissettiren,  bugün vizyona girse ismini bile duymamış pek çok gencin hayran olacağı bir film.

Adım adım gidelim mi? Film su altında geçiyor. Ama bir Kaptan Cousteo filmi değil. Sivil bir derin dalış ekibinin, kazayla batmış Amerikan nükleer denizaltı için görevlendirilmesiyle konu başlıyor. Konunun geçtiği yıllar henüz Sovyet Rusya ve ABD gerginliklerinin, savaşların, skandalların, nükleer anlaşmalar öncesi gerginliğin dorukta olduğu yıllar. Denizaltıya zamanında varılması, varsa sağ kalanların kurtarılması ve askeri personelin durum raporu için bölgeye taşınması da gerekiyor.



Başrol oyuncularımızdan gözümüzün aşina olduğu Ed Harris ( Virgil ‘Bud’ Brigman ) http://www.imdb.com/name/nm0000438/ lider rolünün hakkını veriyor.  Esas kadın  ise Mary Elizabeth Mastrantonio (Lindsey Brigman).   http://www.imdb.com/name/nm0001512/ .

Su, bu filmin temel elementi. Heyecan yükselirken bir yandan da sıkı bir eğitimden geçiyorsunuz. Dalgıçlık, vurgun yemek, nükleer denizaltılar, sıvı solumak, su altı robotları vs.


Ama yatıp kalkıp dua etmelisiniz ki oturduğunuz koltuktan bu eğitimi kararında alabiliyorsunuz, yönetmen her oyuncunun dalgıçlık kurslarına katılıp sertifika almasını şart koşmuş. Öylesine uzun süreler suda kalmışlar ki neredeyse parmaklarında yüzgeç çıkacağını düşünmüşler. Biliyorsunuz Titanik filminde geminin batış sahnelerinde oyuncularını soğuk suda bekleterek, inanılmaz gerçekçi bir etki yaratmıştı James Cameron.

Gerçekten de oyuncuları çok zorlayan, fakat bir o kadar da yıldızlarını parlatan bir yetenek Cameron. Filmografisini hatırlamak için, Aliens of the Deep (2005), Ghosts of the Abyss (2003),  Dark Angel(2000), Titanic (1997), Battle Across Time (1996), True Lies (1994), Terminator 2: Judgment Day (1991), Aliens (1986), The Terminator (1984), Piranha Part Two: The Spawning, (http://www.imdb.com/name/nm0000116 )

Filmin tuhaf yönü, kendisini açmak için sabırla gitmesi. Olayların gidiş sırası sizi öyle bir noktaya getiriyor ki 3. türden yakınlaşmalardan birini gayet normal kabul edip izlemeye devam ediyorsunuz.

“Bu filmi ilk kez izlediğimde sanırım 1990 yılı gibi, finalinde nefesim kesilmişti. İnandığınız bir şeyin doğruluğu için neleri feda edersiniz. En çok sevdiğiniz insanı? Ya kendinizi? Karşılıksız yapılan fedakarlık belki de sevginin en kısa tarifi değil midir?”

Fakat filmi izledikten sonra en güzel lokmayı yutamamışım da eksik bir şeyler var gibi gelmişti. Ne garip durum! Tam 15 sene sonra, dile kolay, öğreniyorum ki filmin sonu o yıllarda kesilmiş. Haklı olduğumu görmenin mutluluğu ve kayıp bir dostu bulmuşçasına sevinmek. O zamanlar için belki bugün için bile ülkeleri yönetenleri son derece sert eleştiren bu son olmadan film yayınlanmıştı.
Ama ne son! Binlerce figüran, görülmemiş bilgisayar efektleri. Mükemmel bir duygu seli. İnanın çok şaşırdım. Hollywood’un kendini makasladığı bu final, daha sonra DVD versiyonlarında special edition olarak eklenmiş. Buna dikkat filmi bu gün izlemek isteyenler klasik The Abyss filmini izlerlerse övgülerimin bir kısmını asla anlamayacaklar. Mutlaka special edition’ı izleyin.

Evet, ülkemizde de sanal mağazalardaki reyonlarda bulunabilen filmi izleyin, izletin. Bir arkadaşımın dediği gibi “Maymunlar Cehenneminden beri izlediğim en değişik türde filmlerden biri”.

Kaynakça:
http://www.fragman.tv/film/1710
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=the+abyss
http://www.beyazperde.com/film/1710
http://www.imdb.com/title/tt0096754/
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=james+cameron

Yorum Yazın

Comment