in KİTAP / YORUM

Kara Kule | Dark Tower

Kara Kule serisi Stephen King’in yazdığı en sıradışı seri.

Kara Kule , bütün dünyaların bütün zamanların birleştiği bir yer. Kimi zaman insanları ağlatacak kadar güzel bir gül, kimi zamansa karışık bir kader örgüsünde birleşen bir grubun izlediği yol.

Stephen King’i yıllardır korku romanları ve popülaritesi ile tanıyoruz. Medyum , Christine, Mahşer, O, Geceyarısını İki Geçe, Hayvan Mezarlığı, Sadist, Tepki, Sis, Çağrı, Göz, Ceset, Coffey Yeşil Yolda, Ateş Yolu, Buick, Dolores Claiborne , Ejderhanın Gözleri, Falcı , Gerekli Şeyler, Hayaletin Garip Huyları, Kemik Torbası, Kurtadamın Döngüsü, Kujo, Oyun, Şeffaf, Tılsım daha saymakla bitmeyen pek çok kitap.

Kitaplarında ortak özellikler vardır. Genelde Amerika’da kendisinin de ikamet ettiği Main eyaletinde geçer konular. Korku ve kaçılamayacak bir şeyin adım adım büyümesi kahramanların düşüncelerini paylaşma ve kendini bu akıcı serüvene kaptırma. Hemen hemen hiç bir filmi bu kitapların başarısına yaklaşamamıştır.

King ayrıntı sever , bir kitabını okurken daha 50. sayfada 100 kişinin adını, ne iş yaptıklarını, duygularını öğrenebilirsiniz. İlk kez okuyanları şaşırtan bu durum gerçekçilik duygusunu güçlendirir. Stephen King iyiden yanadır ama iyi asla kolay kazanmaz pek çok kez ağır kayıplarla kazanır ya da durumdan kurtulur.

Bu kendi hayatındaki fakirlik dönemlerinden kalma derin bir yaranın izlerinden kaynaklanır. Bir karavan hayatında ünlü olmak için dergilere yazdığı dönem eşinin çalıştığı pastaneden kazandıkları ile geçinirler . Öyle ki pasta, çörek kokusundan nefret etmiştik der. Bu dönem ağır bir içki bağımlılığı ile sonlanır. Bu özellikle Medyum’da çok belirgindir.

Stephen King Tanrı’ya ve onun eşsiz örgüsüne inanır ama kiliseden ve din adamlarının normal insanlardan fazlaca kutsal olmasından hoşlanmaz bunu Salem Lot öyküsünde bir vampirin karşısında sadece imanı ile durabilecekken adım adım imanı korkuya yenik düşerek yenilen rahipte öne çıkarır. Ama dinsel motifler kutsal sular, dualar kitaplarında aşağılanmaz, daha derine bakılmasını arzu eder sadece.

Bütün bunları okuduktan sonra şunu dinleyin , hemen hemen hepsini unutun. Sanki bir başkası yazmış gibi Kara Kule serisinin ilk kitabını elinize alın. Bu kitap belkide Stephen King imzası taşıyan en dürüst romandır. Çünkü kendisi bir şey amaçlamamış diğerleri gibi temel bir konuyu alıp bir yandan ticari hale getirmemiştir. Diyebiliriz ki içindeki temiz yer için yazılmıştır.

Önsözünde söylediği gibi bir şiir bu ilhamı vermiştir. Serinin temeli Gleadlı Silahşör Roland üzerine kuruludur. Şerefli bir hayatı yaşamak üzere soylu bir ailenin çocuğu olarak doğmuş ve zayıflara hizmet için yemin etmiş hayatı pahasına eğitim almış bir Silahşördür o.

Kara Kule serisi , Roland’ın Kara Kule’yi aramasını anlatır. Kara Kule’yi aramaktadır. Çünkü zaman ve mekan farklı şekilde akmakta evrenin dengesi bozulmaktadır. Eğer hedefine ulaşamazsa kendi dünyası ve paralel diğer zamanlar ve dünyalar bu kaosta kaybolacaktır.

Fakat bu basit bir örgü değildir. Basit bir kurgu değildir. Teknoloji, zamanda yolculuk, paralel evrenler, quantum hafıza, garip nesneler, robotlar ve Kapılar düşlerimizden çıkan ve kalbimize hitap eden bir şekilde anlatılır yaşanır.

Serinin kitapları :

1) Kara Kule / Silahşör
2) 3. Çizilişi
3) Hayalet Beldesi İkiye bölünmüş kitap 1. bölüm
3) Çorak Topraklar İkiye bölünmüş kitap 2. bölüm
4) Büyücü ve Cam Küre / (Bence dünyanın en çarpıcı aşk romanı ! )
5) Calla’nın Kurtları
6) Susannah’ın Şarkısı
7) Kara Kule

Stephen King çoğunlukla kitapları arasında atıfta bulunur. Bir romanındaki kahraman ve olay başka bir kitapta geçer. Bu çapraz bağlantılar diğer kitaplarını okuyanları ödüllendirirken özel birşeyleri paylaşmışlığın sırrı iken yeni okuyucuları meraklandırır ve diğer kitaba yönlendirir.

Bu seri ise bazı zamanlarda günümüz dünyasına, geçmiş Amerika’ya ve diğer kitapların olduğu düzlemlere uğrayıp geçiyor. Bilenler tebessüm ederken bilmeyenler rahatsız olmuyor.

Seriyi bulup okumanızı tavsiye ediyorum. KA-TET imize katılın. 🙂

Yorum Yazın

Comment